Endülüs'ün o güzel başkenti | Hayatı Doğayı Bizimle Keşfet

Kahkaha

Bayıldım

Cool

Kızgın

Mahcup

Öğretici

Şaşkın

Suskun

Tatlı

Üzgün

Süper

Endülüs’ün o güzel başkenti

Ana Sayfa » SİZDEN GELENLER » Endülüs’ün o güzel başkenti

Çarşamba sabahı, Özlem’le birlikte Málaga’dan Sevilla’ya gitmek üzere tren istasyonuna (Estación de Málaga Maria Zambrano) yürüdük. Trenler hızlı ve konforlu, tabi böyle olunca fiyatı da otobüslere göre yüksek oluyor. İçimize otursa da, gidiş-dönüş bileti için kişi başı 69,8 € ödüyoruz (kredi kartı ile ödenebiliyor). Yolculuğumuz 1 s 55 dk sürecek. (Tek yön, 19,30 €’ya yaklaşık 2 s 45 dk gibi sürede giden başka trenler de var; ama saatleri bize uymadı. Tren saatleri ve ücretleri için www.renfe.es sitesine bakabilirsiniz.)

Tren tam vaktinde, Sevilla’daki Estación de Santa Justa’ya varınca, önce turist ofisini aradık; tarif edildiği yerde yoktu, biz de istasyondan çıkıp rastgele düştük yola. Bir süre yürüyüp önümüze çıkan bir çifte “Where is the city center?” dedim; anlamadılar, yüzüme baktılar; ‘city’ dedim, ‘center’ dedim, yok anlamıyorlar. Bu sefer İspanyolca ‘centrar’ dedim, kadın olan anladı, ama yolu tarif edemedi, erkek olan bize İspanyolca anlattı, “gracias” dedik devam ettik:-)) Güneyde İspanyollar genellikle İngilizce bilmiyorlar hatta “city” gibi “center” gibi herkesin bildiğini düşündüğümüz kelimeleri bile bilmiyor oluşları bizi şaşırttı. Ve tabi İngilizce sorulara, İspanyolca cevap verişleri de:-)) Yine de çok tatlılar, anlatmak için uğraşıyorlar, bilmiyorum deyip ilgisizce dönüp gitmiyorlar. Adamın tarif ettiği şekilde, bir süre daha yürüdükten sonra bu sefer genç bir İspanyol’a sorduk, ne yazık ki o da İngilizce bilmiyordu. Yine de anlaştık ve doğru yolda olduğumuzu anladık.

Böyle böyle yürürken, kendimizi Santa Cruz denilen şehrin Yahudi Mahallesi’nde bulduk (Barrio de Santa Cruz). Aynen Cordoba’da olduğu gibi burada da aslında Yahudiler oturmuyor, 15.yy’da Hristiyan krallarca ülkeden sürülseler de yaşadıkları bu sokaklar, bu mahalle ismini korumaya devam ediyor. Santa Cruz’un dar sokaklarında, etraftaki az katlı, beyaz badanalı, güzel güzel evlere, gizli avlulara, kafelere baka baka yürüdük de yürüdük… Ve sonunda Giralda’yı gördük.

Giralda (Hiralda okunuyor) 100 metrelik boyuyla şehrin en önemli anıtlarından biri. Şehrin manzarasını seyretmek için tepesine kadar çıkılabiliyor. Yaz mevsimi dışında bu şehre gelirseniz deneyebilirsiniz; biz bu sıcakta böyle bir tırmanışı aklımızdan bile geçirmedik.

Giralda’nın hemen yanında da -duvar komşusu- ülkenin en önemli sembollerinden biri olan Sevilla Katedrali yer alıyor. Dünyanın en büyük katedrali olarak düşünülüyormuş, ama biz dışarıdan bakmakla yetindik, içini gezmedik. Dışarıdan bakıldığında ise gerçekten çok büyük; ya da geniş demeliyim, fazla yüksek değil, ama geniş. İçinde Kristif Kolomb’un mezarı yer alıyormuş ve çok ziyaretçi çekiyormuş.

Katedralin olduğu meydanda, hem biraz dinlenelim hem de meydanın havasını yaşayalım diye ortadaki fıskiyenin tek gölge yerini kapıp katedrale doğru oturduk. Herkesin yerimizde gözü var:-) Hava çok sıcak yani ‘hacer mucho calor!’ Katedralin önünde onlarca fayton var, sürücüleri gelene geçene “paseo, paseo” diye seslenerek müşteri çekmeye çalışıyor. Uzun uzun “Faytonla bir gezinti yapmak ister misiniz?” demek yerine ‘paseo’ dersin yeter zaten bu sıcakta:-) Ben bu fayton işini, atlara kıyamadığım için sevmiyorum; ama pek çok insan faytonla şehir turu atıyor, meraklısına bu turlar 40-50 € civarında.

Fıskiyenin arka tarafında ise çok güzel kafeler, restoranlar sokağı doldurmuş. Öğle yemeği saati olduğundan hepsi de dolu dolu. Biz de güzel yerimizden kalkıp sokak boyunca yürüyüp boş bulduğumuz bir masaya hemen yerleşiyoruz. Bodega Belmento isimli, tapas barın girişinde menü asılmış (tapas nedir hatırlamak için böyle alayım sizi).

Biz de menüye bakıp birkaç tapas söylüyoruz. Ben ‘paella’sız günüm geçmesin diye yine paella söylüyorum:-) Benim en sevdiğim İspanyol yemeklerinden biri, ‘paella de marisco’ yani deniz mahsullü paella. ‘Salmorejo’ da favorim. Kremamsı soğuk domates çorbası diye tarif edebilirim sanırım; ama içinde krema yok. Domates, ekmek, zeytinyağı, sarımsak ve tuz hepsi rondodan geçiriliyor ve üzerinde haşlanmış yumurta parçalarıyla servis ediliyor. Yanında da buz gibi bira. Özlem de fırınlanmış patates gibi bir şeyler söylüyor. Yediklerimizi çok beğendik, çok lezzetliydi (hatta gece bir kere daha geldik buraya).

Yemekten sonra asıl hedefimize doğru yürüyüşe başlıyoruz. Neresi mi hedefimiz? Tabi ki Real Alcázar. Ara sokaklardan geçip, Alkazar’ın önce çıkış kapısını gördük, orada turist ofisi vardı, hemen girip haritalarımızı aldık ve girişe doğru sola döndük. Girişte, uzun bir kuyruk ve aşırı güneş vardı. Güneşten kaçmanın hiçbir yolu yok, burada güneş altında beklemek zorundayız. Ne kadar bekledik bilmiyorum, bir süre sonra sıra bize geldi ve kişi başı 9,5 € ödeyerek biletimizi aldık ve alana giriş yaptık.

Reales Alcázares, 14.yy’da inşa edilmiş ve halen kullanılmakta olan dünyadaki en eski kraliyet resmi ikametgahıymış. İspanya Kral ve Kraliçesi Sevilla’da olduklarında burada kalırlarmış. Sanırım bugün evde yoklar, evleri bize kaldı:-)

İlk avlu olan, Aslanlı Avlu’yu (Patio del Leon) geçince karşımıza çıkan meydanda (Patio de la Monteria) her birinin dış görünümü birbirinden farklı; ama bitişik duran binalar gördük. Sol, orta ve sağ olmak üzere 3 kapı görünüyordu, biz sağdan başladık. Duvarları rengârenk seramiklerle kaplı tatlı merdivenleri çıkarak, üst kata çıkınca küçük bir müze vardı. Buraları hızlıca gezip alt kata inip bu sefer en gösterişli olan kapıdan girdik.


Ekleyen :Kadir AydıngözTüm Yazıları İçin Tıklayınız

Endülüs’ün o güzel başkenti - Yorumlar

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

 

Yapılan Yorumlar

BENZER İÇERİKLERİlginizi çekebilecek diğer içerikler

Pika Sendromu Nedir?

Pika Sendromu Nedir? 15 Kasım 2018

  • SOSYAL MEDYADA BİZSitemizin sosyal medya hesapları

    

    RASTGELE İÇERİKLER

    Balona binmenin en eğlenceli mekanı? Kahvaltı’nın Faydaları Farklı Keşif Bilgiler Vücudumuzla İlgili Bilmemiz Gerekenler Şırdan Nedir ? Meksika

    FACEBOOK'TA BİZ

    Teknosos

    Hoşgeldiniz

    Hayatı Doğayı Bizimle Keşfet - Tüm Hakları Saklıdır